Killer Elite ve Badem Bıyıklı Clive Owen

Yönetmen Gary McKendry ilk (kısa) filmi Everything in This Country Must ile Oscar'a aday olmuştu. Yıl 2004. İkinci bir filmi çekmesi için 7 sene gerekti. 2011 yılında nihayete erdirdiği Killer Elite hemen Jason Statham, Robert De Niro ve Cliwe Owen'ı da koltuğunun altına alarak bir şeyleri garantiye almak ister bir havaya bürünüyor.

Filmin başında hemen daha yazılar çıkaren, senaryonun Ranulp Fiennes'ın Fiennes’ın yarı kurgusal kitabı The Feather Men'den uyarlama olduğunu öğreniyoruz. Tabi bu beklentilerde bir değişikliğe yol açıyor mu derseniz hayır, çünkü Jason Statham'ın içinde olduğu bir edebiyat uyarlamasından bir Syriana beklemek mümkün değil.

Konuyu kısaca özet geçeyim; Danny (Jason Statham) tövbeli bir suikastçidir fakat akıl hocası Hunter (Robert De Niro) beceremediği bir iş yüzünden Ummanlı bir şeyh tarafından esir alınır. Savaşta oğullarını öldürenlerden intikam almak isteyen şeyh de "arkadaşın beceremedi, bari sen becer, hepimiz kazanalım" diye Danny'ye bu işi kaktıracaktır. Yönetmen esas adam Statham'a bu tarz "suikastçili" filmlerin tüm klişelerinden oluşan bir rol biçmiş (feci serseridir, kimseyi affetmez, sevgilisi tehlikededir, yeminini bozmuştur vs) SAS'ın eski elemanı Spike'ın (Clive Owen) devreye girmesiyle, dur bakalım biraz budaklanacak olaylar diye düşünürken, Danny'nin bölüm geçmeli oyunlardaki mantıkla hedeflerine gitmesini izleyeceksiniz. Spike da, Danny ile kedi fare oyununa kalkışacak, dostlarını düşmanın elinden kurtarmaya çalışacaktır. Şu ana kadar sahneleri açık etmedim, fakat belli bir işleyişi, filmin formüller üzerine oturtulmaya çalışıldığını bilmeniz gerek.

Yurt dışında pek iyi eleştiriler almayan film, şu anda gördüğüm kadarıyla Türkiye'de daha ılımlı bir kitleyle karşılaşmış. Jason Statham'ın Türkiye'de büyük hayran kitlesi var, bunu göz ardı etmemek lâzım. Ben ise genelde, Jason Statham sadece Guy Ritchie filmlerinde oynasın diyenlerdenim. (Uwe Boll'a ne işin var be abicim? - Dungeon Siege diye bir rezilliği çektiniz) Pek aradığımı bulamadığımı ve birkaç şeye özellikle sıkıldığımı belirtmekte sakınca yok:

1-Filmin sınırları aşmak, alışılageldiğin dışına çıkmak için çevirdiği hiçbir numara yok. Siyasi olarak daha kuvvetli bir metni olsaydı belki de şüphesiz daha çekilebilir bir film olacaktı gözümde. Orta Doğu'yu mesken tutup da bu kadar olaylara uzak kalınması, filmin bütünü de göz önüne alınınca çok sıkıntılı bence. Başta dediğim gibi Syriana beklemek zaten ütopik olurdu ama en azından biraz değinilebilirdi bir şeylere.

2-İkincisi, dövüş sahnelerinde kötü bir Paul Greengrass taklidi olmaya çalışmak. Özellikle Bourne üçlemesinde çok etkin kullanılan, hızlı kesmelerle (cut) aksiyonu hızlandırmaya çalışan stil iyi taklit edilmesi zor bir şey. Filmdeki birçok sahne, yarım saniyelik plan değişimleriyle, oldu bittiye getiriliyor. Üstüne bir de "ayıp kapatan" karanlığı kullanma hinliğini gösteriyorsun. Hiç hoşuma gitmedi. Tabi diğer (dövüş dışı) aksiyon sahnelerinden yönetmenin başarılı olduğunu söylemek dahi mümkün.

3-Aksiyona abanan bir film olduğunu bas bas bağırıyorsun eyvallah, fakat sıkıntı şurada ki; bunu da kadroyu zengin tutup göz boyamaya çeviriyorsun. Sağlam bir "aksiyon" metnin olsun bari. Karakterleri biraz daha iyi çiz. Robert De Niro'nun ne kadar az süre ekranda kaldığı ortada. Filmin her şeyi Jason Statham... Başrolü paylaşmak diye bir şey yok yani, onun dışındakiler yardımcı oyuncular. Yan rollerde de dizi oyuncularıyla gişeyi garantiye alma isteği var: Dominic Purcell (Prison Break), Yvone Strahovski (Chuck), Adewale Akinnuoye-Agbaje (Lost) Anlaşılabilir şeyler ama bunların yerine başkasını koy hiç sırıtmıyor işte. Cliwe Owen filmin en çekilir yanını oluştursa da, yeterli değil.

Film en fazla 2,5'tan 3 alabilir, o yarım puanı da Statham'ın sandalyeye bağlıyken attığı takla için. (Kızmayın, fragmanda var valla)  Filmin sonlarına doğru De Niro filmi kurtarmak için birkaç güzel hamle yapsa da (ki filmin en hoşuma giden yerleriydi), eğlence ve seyir zevki olarak da aradığımı bulamadım. Film bir kenardan "daha iyi olabilirdim" diye bağırıyor sanki. Kimisinin, "ben aksiyonuma bakarım arkadaş" diyerek zevk alabileceği, ama birçok aksiyon severin de istediğini bulamayacağı, vasat, bir daha izleme istediği uyandırmayacak bir film bence. Şu an 6.6 olan ve bir-iki senenin ardından 6 civarına oturacağını tahmin ettiğim puan yeterli.
  • Orijinal adı: Killer Elite
  • Türkçe adı: Katil Takımı
  • Yönetmen:  Gary McKendry
  • Yapım yılı: 2011
  • Oyuncular: Jason Statham (Danny Bryce), Robert De Niro (Hunter), Cliwe Owen (Spike Logan), Dominic Purcell ("Galli" Davies), Yvonne Strahovski (Anne Frazier), Adewale Akinnuoye-Agbaje (Aracı), Ben Mendelsohn (Martin)
  • Tür: Aksiyon
  • Yapım: ABD / Avustralya
  • Dil: İngilizce
  • Kişisel Puan (Kaan Kavuşan): 2,5'tan 3, orta.
  • Hangi filmleri seven bunu da sever? The Mechanic (2010)

Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

3 yorum:

el fenomeno dedi ki...

Filmin kurgusu gerçekten çok bilindikti.10'uncu dakikada nasıl gelişeceği belli konuların.Birkaç aksiyon sahnesi ve Strahovski dışında filmin çekiciliği yoktu bence, aksiyon delisi biri olmama rağmen. Asıl golü atan "Hangi filmi seven bunu da sever" demenle sensin :)Oraya Crank serisi de eklenebilir

Kaan Kavuşan dedi ki...

Crank serisi eğlenceli de en azından be uğur :)

el fenomeno dedi ki...

hehe doğru :) Gereğinden fazla hem de