Gündüzleri Başkan, geceleri vampir avcısı

‘Abraham Lincoln: Vampir Avcısı’ filmini anlamak için önce afişlerinden birinde yazan slogana bakmak gerekiyor galiba; ‘Gündüzleri başkan, geceleri vampir avcısı.’ Filmin son derece absürt senaryosunda 16. ABD Başkanı Abraham Lincoln’ün aslında gizli bir vampir avcısı olduğu varsayılıyor ve gerçekler çarpıtılarak tarihi kurgu, fantastikle iç içe geçiriliyor.

Filmin daha hemen başında ‘Dürüst’ lakaplı Lincoln’un siyahî arkadaşını koruyuşuna tanık oluyoruz. Olabildiğince karton bir şekilde ‘siyahlara özgürlüğünü veren adam’ı görüyoruz. Daha sonraysa annesine bir vampirin saldırması sebebiyle geceleri gümüş kaplı baltasıyla vampir avlayan bir politikacıya dönüşüyor. “Politikacıların işi bazen biraz vampir avlamak değil mi zaten?” diye soruyor sanki yönetmen Bekmambetov.

Ekşi Sözlük’teki bir yorum filmin absürtlüğünü çok iyi ifade ediyor aslında. Mazochist adlı kullanıcı şöyle yazmış; “Hasılat başarısına bakacağım, ona göre benim kafamda da bir uyarlama fikri var. Celal Bayar’ın annesine üç harfliler dadanıyor. Böylece Bayar cinlerle savaşmaya başlıyor. Türk sinema tarihinin en pahalı filmi olacak. Sponsor arıyorum.”

Gerçekten de filmin absürtlüğü bu derecede. Bekmambetov’un daha önceki Hollywood işi ‘Wanted’ da birçok absürtlüğü içinde barındıran bir filmdi ama bunun yanı sıra aksiyonunun dozu çok daha iyi ayarlanmıştı ve bu ‘absürt’ duruma tahammülü olan birçok izleyici de mutlu etmişti. Bu filmdeyse, ilk yarı boyunca yeterli aksiyon göremiyoruz. Buna karşın, özenli bir görsel çalışma olduğunu söylemek mümkün. Filmin sinematografı Caleb Deschanel da, bugünlerde herkesin pek bir hayran olduğu akrtis Zoey Deschanel’in babası bu arada.

Filmin ikinci yarısındaysa ‘birbirine at fırlatan’ başkan ve düşmanlarını, başkanı takip eden vampir sürüsünü teker teker ağır çekim planlarla harcamasını seyrediyoruz. Elbette zorluklarla karşılaşmıyor değil!

OYUNCULAR GERİ ÇEVİRDİ
Filmin oyuncularından Benjamin Walker özellikle Liam Neeson’a benzerliğiyle dikkat çekiyor. Ondan önce Tom Hardy, Eric Bana ve Josh Lucas gibi isimler projeyi geri çevirmişler. Joaquin Phoenix ise Henry Sturgess rolünü geri çevirenlerden biri. Yani proje aşamasındayken pek olumlu karşılanmayan filmlerden biri olduğunu söylemek mümkün. Filmin kötü adamı, yılların görmezden gelinmiş iyi oyuncusu Rufus Sewell oyunculuk namına filmin en iyisi. O da senaryo içinde kaynıyor.

Seth Grahame-Smith’in aynı isimli kitabından uyarlanan film tarihi deforme etmekten çekinmiyor; fantastik ve gotik bir alternatif tarih yazıyor. ABD Başkanı seçilen Lincoln gerçeğinin yanı sıra, hayali düşmanları da filmin içine giriveriyor. ABD İç Savaşı’nda Güney ordusuna yazılan vampirlerin savaşını görüyoruz. Abraham Lincoln’ün gümüş mermiler döktürüşüne tanık oluyoruz.

Yurtdışından gelen eleştirilerde film hakkında pek iyi konuşulmuyor. 156 sinema eleştirmeninin yorumunun ortalamasını alan Rotten Tomatoes internet sitesine göre film yüzde 35 pozitif oranla ‘çürük’ ve not ortalaması 4,9. Eleştirilerin genelinde görsel olarak vasat üstü bir yönetim olmasına rağmen, senaryonun absürt yapısını taşıyamadığı; kabul edilebilir oranda aksiyon sağlayamadığı belirtiliyor.

Hollywood’un Bekmambetov’a biçtiği gömlek bu anlaşılan. Gayet ölçülü fantastik filmler olan ‘Nochnoy Dozor-Gece Nöbeti’ ve ‘Dnevnoy Dozor-Gündüz Nöbeti’ ile Hollywood’un kapısını aralamasına rağmen ona layık görülen ‘Wanted’ ve o tipte filmler. Öte yandan film dört haftalık hâsılatıyla, 69 milyon dolarlık bütçesini aşarak 78 milyon dolara ulaştı. Parayı tercih etmesi halinde Timur Bekmambetov’a Hollywood’da daha iş var gibi görünüyor.


VİZYON… VİZYON… VİZYON
The Expendables 2
Cehennem Melekleri 2

İlk filmin sonunda çalan Thin Lizzy’nin ‘The Boys Are Back in Town’ şarkısıyla (‘Çocuklar kasabaya döndü’ anlamına geliyor) bize ikinci filmin mesajı verilmişti. Eski aksiyon yıldızlarıyla yeni aksiyon yıldızlarını karıştırıp dev bir kadroyla hareket eden prodüksiyon ekibi; ilk filmde yer alan Sylvester Stallone, Dolph Lundgren, Jason Statham, Bruce Willis ve Jet Li gibi isimlere, Arnold Schwarzenegger, Chuck Norris, Jean-Claude Van Damme ve Chris Hemsworth’ü eklemiş. Dövüş ve aksiyon filmleriyle büyümüş olanlar için…

360
‘Cidade de Deus-Tanrıkent’ ile büyük çıkış yakalayan Brezilyalı yönetmen Fernando Meirelles çok geçmeden Hollywood’daki koltuğunu da sağlama almıştı. Birbirlerinin yaptıklarından etkilenen farklı sosyal çevrelerden insanların hikâyesi ‘360’. Film, Jude Law, Anthony Hopkins, Moritz Bleibtreu, Rachel Weisz ve Ben Foster gibi kaliteli bir oyuncu kadrosuna sahip olmasına rağmen vasat olarak nitelenmişti.

Tinkerbell: Secret of the Wings / Tinkerbell: Gizemli Kanatlar
Kış Ormanı’nın büyülü atmosferinde gizemli peri kanatlarını bulmaya çalışan Tinkerbell ve arkadaşlarının hikâyesi ‘büyüklere animasyon’ klasmanında değil...

Kaan KAVUŞAN
kaan.kavusan@aksam.com.tr
Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Fİlm güzel gibi .

Kaan Kavuşan dedi ki...

ben rotten tomatoes notunu uygun görüyorum. 4.5 falan 10 üzerinden ki oldukça kötü bir not.