Kusursuzluk üzerine

Kusursuzluk arayan mükemmelliğin peşinde değildir. Ulaşacağı yer vasatlık olur, kusuru olmayan vasattır.

Yamuk bir burun asla kusursuz değildir ama mükemmel olma şansı vardır. Yüze öyle bir oturur ki bazen…Kısık gözler asla kusursuz olmamıştır ama onlar da mükemmel olabilirler. Önlerini göremeseler bile.
İdealistle kusursuzun bir araya geldiği sanılır çoğu zihinde. Asla gelmez. İdealist hedefine gitmek için birçok hata yapar. Hata yapmaktan korkarak mükemmele ulaşamaz kimse. Hiçbir zaman kusurlu olmaktan korkan adam olmamıştır idealist. Lenin devrime giderken kusursuzluğun peşinde olsaydı, devrim olur muydu?
Hata yapmayan aşık değildir mükemmel olan. Hata yapmamak hesap yapmaktır. Aşkın hesabı kitabı olmaz.
Bir yazının mükemmel olması için kusursuz olmasına ihtiyacın yoktur. Kusursuz yazıda denge vardır bir kere. Her şeyden bahsetmeni, her şeyi açık açık anlatmanı ister senden kusursuz yazı. Bazı şeyler daha çok anlatılır, bazıları az. Oysa ki her şey anlatılmaz, bazı şeylerin üzerine düşünülür. Düşünülür ki bir kulaktan girip öbür kulaktan çıkmasın. Okumak eylemi obsorbe etmez hiçbir şeyi üzerine düşünmedikçe. Hamsun kusursuzluğun peşindeki banker olsaydı, aç aç sokak sokak dolaşmak zorunda kalmasaydı, mükemmel “Açlık”ın kaderi ne olurdu?
Kusursuzluk bardağın dolu tarafıdır. Mükemmellik bardaktan taşan su… Verimli olan şeyler kabına sığmayanlar değil midir? İnsan denilen bardak taşıyorsa mükemmeldir, tam doluysa kusursuz. Kusursuz sadece yeterlidir, mükemmel işte o taşan sudur.
Kusursuzluk sadece vasatlığa götürür insanı. Hiç kusursuz bir beste yapılır mı? Kusursuzluk tapıcılığına kapılmış olsalaydı Joe Strummer ve arkadaşları punk devrimini yapabilirler miydi?
Kusursuzluk bir kalıptır, mükemmellik dipsiz bir gökyüzü. Kusursuz kendini dolu hisseder, mükemmelin içi içine sığmaz…
ve tekrar eski bir alıntı;
"Sizi domuzlar, sizi. Hepiniz domuzlar gibi çürüyosunuz. İçinizde en çoğu var ama en azını kullanıyosunuz. Beni duyuyo musunuz, ha? İçinizde milyon var, kuruşlar harcıyosunuz. İçinizde bir dahi var, deliliği düşünüyosunuz. İçinizde bir kalp var, boşluklar hissediyosunuz. Hepiniz. Her biriniz… Harcamanız için savaş gerek. Düşünmeniz için engellenmeniz gerek. Büyümeniz için bi meydan okuma gerek. Kalan zamanda yerinizde sayıyorsunuz. Domuzlar sizi! Tamam ya, allah sizi kahretsin! Ben size meydan okuyom, ben! Gully Foyle!"
Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

0 yorum: