Ridley Scott + Philip K. Dick = Blade Runner


21. Yüzyılın başlarında, Tyrell şirketi Nexus robotlarıyla bir devrim yaratır. İnsandan çok ufak farklarla ayrılan Nexus-6 serisi piyasaya sürülür. Bu robotlara "kopya" adı verilir. Nexus-6 serisi androidler diğer Nexus serilerine göre çok daha kuvvetli, çok daha zeki, çok daha dayanıklıdır. Bu kopyalar Dış Dünya'ya köle olarak veya ağır işçi olarak gönderilirler. Bir kısmı da asker olarak tehlikeli görevlere koşarlar. Fakat yaşam süreleri 4 yılla sınırlıdır. Kanuni olarak canlı sayılmamaktadırlar ve hiçbir hakları yoktur. Bu da hikayenin ırkçılığa, faşizmın sınırlarına ve köleliğe karşı alt metnini de oluşturmakta aslında.

Bir süre sonra 2019'da, bir Dünya Dışı kolonide kanlı bir isyan çıkar ve kopyaların dünyaya gelmesi yasak olmasına rağmen altı kaçak yer yüzüne iner. Keskin Nişancı (Blade Runner) üniteleri kopyaları bulmak ve "emekli etmek" için harekete geçerler. Bu aşamada, belirli sorulara karşı verilen tepkileri göz bebeklerinin hareketlerinden ölçen ve sonunda yargısını bildiren Voight-Kampff testi ile kişinin kopya olup olmadığını anlayıp; araştırmalarında ESPER makinesi kullanarak -ki bu makine fotoğraftaki her yere zumlayıp, tekrar netleştirebiliyor, videodan bir görüntü aldıysa bunu üç boyutlu alarak canlandırabiliyor- avlarını emekliye ayırmaya çalışacaklardır.

Eski bir polis olan Rick Deckard (Harrison Ford) da işte bu görevde, komiseri tarafından 6 kaçak kopyayı emekli etmesi için tekrar göreve döndürülür. İnsanlığın, var oluşun ve yaratımın sorgulanması da burada başlar zaten.


Blade Runner, çekildiği 1982 yılında sinema eleştirmenleri tarafından sıradan bir bilim-kurgu / aksiyon olarak nitelenmişti. Tabi o zamanın eleştirmenleri abartmış olsa da haklı oldukları yerler de vardı. Ridley Scott'ın çektiği filmin, çalışma baskısından birçok şey yapımcılar tarafından çıkarılmış ve değiştirilmişti. Filmin orijinal sonu, mutlu sonla yer değiştirmişti. 1992'de çıkan Yönetmenin Kurgusu ise tüm fikirleri değiştirdi. O mutlu son gitmiş, yerine çok daha orijinal, güzel ve karanlık bir son gelmişti.

Film öncelikle bambaşka bir dünya. Özenle işlenmiş bir atmosfer var. Görsellik üst düzeyde. Sinematograf Jordan Cronenweth sahneleri nakış gibi işletmiş. Set ve kostüm tasarımları da çok iyi. 2019'un siberpunk öğeleriyle donanmış Kaliforniyası müthiş bir deneyim. Her yer karanlık, ırklar kaynaşmış. Müthiş bir kalabalık var. Belki de bir felaketten kurtulunmuş. (kitaba göre III. Dünya Savaşı) Bunun belirtilerinden biri de kopya hayvanların varlığı. Canlı biyolojik hayvan çok zor bulunuyor, çok pahalı. Her taraftan dumanlar ve buharlar yükseliyor. Bu açıdan film, bir post-apokaliptik bilimkurgu olarak film-noir ile de harmanlanıyor. Sürekli yağan yağmur, ardı ardına yakılan sigaralar, sis ve duman, mavi gecenin ateş saçan bacalarının turuncu tonu... Çin (lokanta ve dükkanlar), Amerikan (gökdelenler) ve Mısır (piramitler) kültüründen izler... Görselliği bu kadar iyi kullanan bir film daha görmedim sanırım. Kendi dünyasını yaratan bir film.

Bunun yanında filmin içine girmenizi sağlayan bazı sorular var. Çoğu zaman iyi cevaplardansa, mükemmel soruları tercih etmişimdir. İyi film yapmanın yollarından biri de bu bence. Soruların sırrını çözmeye çalışırken film ile daha iyi bütünleşiyoruz.


Blade Runner, "Androidler, Elektronik Koyun mu Düşler?" adlı Philip K. Dick eserinden oldukça serbestçe uyarlanan bir film. Kitap ve film arasında benzerlik de çok, fark da. Senaryo yazarı Hampton da, yönetmen Scott da kitabın teknik olarak sinemaya aktarılamayacak kadar yüksek hayal gücü ürünü olduğunu, bu yüzden de oldukça serbest bir eser yaratmaya çalıştıklarını söylüyorlar. Yine de hayali temsil oldukça benzeşiyor. Hatta Philip K. Dick'in "Blade Runner"ın çalışmaları sırasında yönetmen Ridley Scott'a "işte öngördüğüm temsil buydu" demesi de bunun bir kanıtı. Tabiî ki kendisi, filmin tamamlanışını dahi göremeden vefat etti. Ben kitabı okuma fırsatını şu an için bulamadım. (baskılar tükenmiş - sahafları falan gezmek gerek) Bu yüzden bu kitap ve farklar bölümünden fazla bahsedemeyeceğim. Kitabın daha sonra devamı da gelmişti. Elbette Philip K. Dick tarafından yazılmadı, o devam yazmak hiç istemezdi, ama yine de K. W. Jeter iki tane seküel yazdı ve bunlar da ilgi gören ve beğenilen kitaplar oldular. Çünkü okuyanlara göre Jeter, "kitabın özüne sadık kalmıştı..."

Philip K. Dick'in birçok eserinde olduğu gibi, bu eserinde de insanı insan yapanın ne olduğu sorgulanıyor. Tyrell Şirketi kopyalara bir beyin veriyor. "Yani düşünüyorum o hâlde varım" önermesine göre, varlar. Ama düşünmek insanı insan yapar mı? Dahası duygularımızın ve hislerimizin kaynağı da düşüncelerimiz mi? Nexus-6 modeli bu kopyalar üstün fiziksel özelliklere sahip olmanın yanı sıra, sürekli gelişen de bir beyine sahipler...

KARAKTERLER
Rick Deckard hikayemizin başkahramanı olara deneyimli bir Keskin Nişancı. Görevinden istifa ettikten sonra (ne kitapta, ne de filmde nedeni söylenmiyor) Komiser Bryant'ın zorlamalarıyla göreve geri dönüyor. Aslında tüm karizmasına rağmen önüne geleni yıkan epik bir karakter değil. Zaafları olan bir karakter. Kahramandan çok, anti-kahraman profili çizen, ama işini bilen bir karakter. Blade Runner hayranlarının aklında Rick Deckard'ın da kopya olup olmadığı konusunda şüpheler vardır. (Soru kısmında bu soruya cevap arayacağız)

Rick Deckard

Rutger Hauer'in canlandırdığı Roy Batty Dış Dünya'daki uzay gemisinde isyan çıkaran 6 kişilik grubun lideri. ESPER'deki verilere göre seri numarası: N6MAA10816, Vücut Bulma Tarihi: 8 Ocak 2016, Yeterlilik: Savaş, Koloni Savunma Programı. Zeka seviyesi: A, Fizik seviyesi: A. Bir diğer kopya Pris'in sevgilisi. 4 senelik ömrünün sonlarında olduğundan dünyada yaratıcısına ulaşmaya çalışıyor. Roy'un en büyük özelliği, cani ve kuvvetli yapısına karşın entellektüel bir karakteri olması. Birçok yazardan alıntı yapıyor ve kafası iyi çalışıyor. Daha çok canını kurtarmaya çalışan, kendine yapılan haksızlığı düzeltmeye çalışan bir "canlı"...

Roy Batty
Rachael, hikayemize ilk olarak Deckard'ın Tyrell Şirketi'nde Voight-Kampff testini deneme çabası sırasında karşımıza çıkıyor. Bir Nexus-6 prototipi olan Rachael, Dr. Tyrell'in asistanlığını da yapıyor. Dr. Tyrell "insandan daha insan" sloganıyla çıktığı yolda bir adım daha atıp Rachael'a anılar implant etmiştir. Bu yüzden de Rachael kendini insan sanar. Hatta daha sonra, Deckard'a aşık olur. (Yoksa aşık olmuş gibi taklit mi eder?)

Diğer kopyalara geçmeden önce Gaff'tan da bahsetmemek olmazdı. Edward James Olmos'u bilimkurguya iyice bağlayan Gaff karakteri özellikle "Yönetmenin Kurgusu"ndan sonra film için çok önemli bir karakter oluverdi. Deckard gibi bir Keskin Nişancı olduğu bilinen Gaff, çok ilginç bir karakter. Origami ile uğraşıyor ve her yere bir figür bırakıyor. Ufak ufak kağıtçıklarla filme anlam yükleyen birçok hareketi var. ABD'de gösterilen ilk kurgu da, Deckard'ın dış ses olarak konuşması bulunuyor. Orada Gaff'tan rakibi ve muhalifi olarak bahsediyor. Film boyunca Deckard ne zaman arkasını dönse, sanki Gaff bir yerlerden çıkacakmış sanabilirsiniz. Bir İngiliz Beyefendisi görünümü ve bastonuyla; kibar, seçkin bir hava yaratan Gaff, filmin sonunda yaptığı origamiyle belki de birçok fikri değiştiriyor. Gaff süresi az olmasına rağmen filmin olmazsa olmazlarından. Ayrıca bastonla yürümesi ve Deckard'ın peşinde olması yüzünden bir Keskin Nişancı değil de, bir çeşit denetçi veya müfettiş olması ihtimali de yüksektir ki, bana göre öyle.

Gaff
Pris, Roy Batty ile birlikte isyana karışan ve dünyaya gelen 6 kopyadan birisi. Roy Batty'nin sevgilisi. ESPER'deki verilere göre seri numarası: N6FAB21416, Vücut Bulma Tarihi: 14 Şubat 2016, Yeterlilik: Askeri İhtiyaç Modeli. Zeka seviyesi: B, Fizik seviyesi: A. Pris ucuz bir fahişe gibi giyinen bir kopya. Fark ettiğiniz üzere üretim günü Sevgililer Günü. Bryant'a göre "basit zevk modeli." Zavallı tekniker J.F. Sebastian'ı da bu şekilde kandırmaya çalışıyordu.

Roy Batty ve Pris ile beraber isyandan kaçıp dünyaya gelen Nexus-6 kopyalarından birisi de Leon. ESPER'deki verilere göre seri numarası: N6MAC41717, Vücut Bulma Tarihi: 10 Nisan 2017, Yeterlilik: Savaş / Ağır Askeri İş. Zeka seviyesi: C, Fizik seviyesi: A. Filmin ilk sahnelerinden birinde Keskin Nişancı Holden tarafından, Voight-Kampff testine sokuluyor ve sorular karşısında sinirleniyor. Zeka seviyesi düşük olan bu kopya Holden'e saldırıyor ve Tyrell Şirketindeki sorgu odasından fiziksel gücünün yardımıyla kaçıyor. Chew cinayetinde aktif rol oynuyor. Bir başka isyancı Zhora'nın isyan sırasında kandırmış olduğu  metin dışında düşünülebilir. Çünkü daha son tarihine iki sene var.

Leon, Deckard'ı oldukça zorluyor
Zhora da Roy Batty'nin liderliğindeki 6 kişilik isyancı kopya grubun üyelerinden biri. Dünyaya indikten sonra kendini en iyi saklayanlardan birisi. ESPER'deki verilere göre seri numarası: N6FAB61216, Vücut Bulma Tarihi: 12 Haziran 2016, Yeterlilik: Dünya-Dışı Tetikçilik. Zeka seviyesi: B, Fizik seviyesi: A. Kendini Yılan Çukuru denen kulüpte dansçı olarak gizliyor. Asıl senaryoya göre Zhora'nın kurşunlardan kaçıp, sokaktan geçen bir otobüsçe ezilerek emekliye ayrılması gerekiyormuş ama zaman kısıtlı olduğu için o sahneler çekilmemiş. O yüzden Deckard'ın emekliye ayırdığı bir kopya olarak kalmış.

Bay Tyrell, Tyrell Şirketinin kurucusu ve başkanı. Kopya üretiminin başlangıcını sağlayan ve şu an tekel olan Dr. Tyrell, Nexus-6 serisini de geliştiren bilim adamı. Bir ilke adamı profili çizen Tyrell, J.F. Sebastian'a göre bir satranç üstadı. Sebastian ile de arkadaş. Bu da tam bir Tanrı imgesi. Yaratıcı fakat alçak gönüllü. Rachael'e anı verme ve daha insan kopyalar yaratma fikri de ona ait. Kaldı ki, Rachael'e yeğeninin küçüklük anılarını veriyor. Roy ile karşılaştığı an da dahil çok serinkanlı.

Bay Tyrell
J.F. Sebastian Tyrell Şirketi'nin yetenekli ve zeki genetik teknisyenlerinden birisi. Eldon Tyrell'in üst seviye geçiş izni vereceği kadar güvendiği birisi. Dairesinde kendi yarattığı zeka bulundurmayan kopyavari yaratıklarla yaşıyor. Pek arkadaşı olmamasının da etkisiyle J.F. Sebastian kendini kandırmak için yanaşan Pris'e kanıyor ve belki de aşık oluyor. Genç biri olmasına rağmen, erken yaşlanma hastalığı çekiyor, bı yüzden fazla dost edinemiyor büyük ihtimalle. Filmin en masum karakterlerinden birisi. Roy ve ekibinin Tyrell'e ulaşmasında anahtar görevi görüyor.

Filmde görünen veya ismi geçen keskin nişancılar: Rick Deckard, Gaff, Komiser Bryant, Holden.
Kopyalar ise Roy Batty, Pris, Leon ve Zhora. Altı kişilik isyancı ekiptenler.

Not:  Son Kurgu'ya göre diğer iki kopya yer yüzüne inişte yanarak ölüyorlar. Yönetmenin Kurgusu'na göre biri ölüyor, sonuncudan bahsedilmiyor. (Bu da Deckard aralarından biri mi sorusunu akıllara getiriyordu.) Kalanlar ömürlerini uzatmanın yollarını bulmaya dünyaya geliyorlar.


SORULAR... 
Soru 1- Deckard insan mı, Kopya mı?
Bu soru Blade Runner hayranlarının en çok kafasını kurcalayan sorulardan birisi. İki farklı görüşte benimsenebilir. Zira bu biraz da hangi kurguyu tercih ettiğinize bağlı. İlk ABD kurgusuna göre insan olması daha büyük ihtimal. Ama Yönetmenin kurgusu versiyonuna göre kopya olması daha olası.

Deckard "yönetmenin kurgusu"nda olan bir sahnede piyanonun başında uyuya kalıyor. Rüyasında ise bir yunikorn görünüyor. Daha sonra filmin sonunda Gaff belki de filmi çalan hareketi yapıyor ve Deckard'ın dairesine bir yunikorn origamisi bırakıyor. Bu da Gaff'ın, Deckard'ın rüyasını daha önceden bildiğini gösterir. Burada en mantıklı yorum, Deckard'a da Rachael gibi hafıza implant edilmiş olabileceği. Yönetmen Ridley Scott daha sonra yapılan bir görüşmede Deckard'ın kopya olduğunu söylemişti. Fakat sonra senaryoyu tekrar gözden geçirdiğini ve insan da olabileceğini söyledi. Ayrıca yunikorn simgesi J.F. Sebastian'ın evindeki oyuncaklar arasında da var...

Deckard'ın Rüyası

Hatta yönetmenin kurgusu versiyonunda bir kopyanın eksik olması durumu da vardı. Dört kopya emekliye ayırılıyor. İlk sahnelerden birinde Bryant bir kopyanın yanarak öldüğünü söylüyor. Etti beş... Altıncı kopyanın Deckard olduğu ve hafıza implantı ile Keskin Nişancı olarak davranmayı şartlandırıldığı teorisi vardı. Fakat Son Kurgu'da Bryant'ın "bir kopya" lâfı "iki" olarak değiştirildi ve Deckard'ın isyandaki kopyalardan biri olmadığı biraz daha netlik kazanmış oldu. Roy'un Deckard'ı gördüğü ilk anda bile, adıyla hitap etmesi sanki daha önceden tanıdığı hissini uyandırıyor yine de.

Bir de kopyaların gözlerinin parlaması durumu var. Bir sahne de Deckard'ın da gözleri parlıyor ve bu da kopya olduğuna kanaat getirenlerin sayısının artmasını sağlıyor.

Ayrıca Roy'un Deckard'ı kurtardığı sahnede tam düşerken "kinship!" (Türkçe'de akraba, benzer, arkadaş anlamlarına geliyor) diye bağırması da yine Deckard'ın kopya olması ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Yine filmin sonunda Gaff'ın Deckard'a "İnsani bir iş yaptınız efendim" deyişi bir gönderme olabilir. Bir kopyanın insanı bir iş yapması olarak algılanabilir ve ilk senaryoda Gaff'ın bu lâftan sonra devam ettiği ve "Ama insan olduğuna emin misin? Artık kimin kim olduğunu bilmek zor" dediği de söylenti olarak yayılan şeylerden sadece biri.

İlk kurguda ne yunikorn, ne de parlayan gözler sahne var. Bu yüzden, ilk kurguyu baz alırsanız Deckard'ın insan olması ihtimali artıyor.

Ayrıca Deckard'ın diğer kopyalar gibi üstün fiziki yeteneklere sahip olmaması da Deckard insan diyenler için bir başka kanıt. Fakat Esper'de gösterilen kopyaların bütün künyelerindeki fizik bölümünde "A", diyordu. Yani "B" ve "C" de var. Deckard "B" olabilir meselâ. Kopya olduğunu anlamaması için "B" sınıfı yapılmış olabilir. Fakat "Androidler Rüyalarında Elektronik Koyun mu Görür?"de Deckard'ın Voight-Kampff testinden geçerek insan olduğunu kanıtlaması Deckard insan diyenlerin bir başka dayanağı. Yine de Blade Runner'ın serbest bir uyarlama olduğunu göz ardı etmemek gerek.

Yani bu soru nereden baktığınıza göre değişiyor. Ben kopya olduğunu düşünüyorum. Yönetmenin Kurgusu'na göre isyancı kopyaların altıncısı bile olabilir. Son Kurgu'ya göre ise bu ihtimal yok ama hâlâ kopya olma ihtimali yüksek.

Soru 2- Parlayan Gözler Ne İfade Ediyor?
Bu konuda iki görüş var. Birincisi tüm kopyaların gözlerin parladığı. Fakat bu biraz mantıksız. Voight-Kampff testinin yapılması gerekmezdi öyle olsa. Zaten filmde de bir kopyayı seçebilmenin tek yolunun bu olduğu söyleniyor. Demek ki, bu parlama sinemasal bir anlatım tekniği. Yönetmen Ridley Scott bize ipuçları veriyor. Yani Blade Runner evrenindeki karakterlerin görebildiği bir şey değil bu. Bu, "gözlerin ruhun aynasıdır" inancının imgesel bir göstergesi olabilir. Yine başka bir ihtimal de, bu mat parıltı gözlerin, insan gözü olmadığının işareti. Gözünün feri olmak... Gözleri imal eden Chew de yapmanın çok zor olduğunu da söylüyor. O parlama bir nevi ruhun insani olup olmadığının da yansıması olarak görülebilir.


Rachel'ın parlayan gözleri
Soru 3 - Kopyaların Hisleri Var mı?
Kopyalar hissedemez. Fakat Tyrell'in Nexus-6 aşamasına gelişiyle kompleks bir yapı başladı. "İnsandan daha insan" sloganı dahilinde Nexus-6'lara bazı insan duygularını taklit etmeleri için programlar yerleştirildi. Fakat zaman geçtikçe bazı modeller kendi duygusal tepkilerini geliştirmeye başladılar. Bu da filmin en felsefik konularından birisi. İnsan eliyle yaratılan bir şeyin kendi kendini geliştirmesi durumu... Tyrell hiç şüphesiz Nexus'lara üstün bir zeka verdi ve bazı duyguları taklit etmeleri için beyinlerine veriler yerleştirdi. Bir insan gibi davranabilmeleri için sadece matematiksel komutlar değil, psikolojik etkileri ölçebilecek bir zeka verdi. Bu duygu-zeka çatışması Roy'un dediği gibi onları "canlı" yaptı. Voight-Kampff testi bu yüzden, Deckard'a göre Nexus-6'larda işe yaramayabilirdi ama Rachael vakasında işe yaramıştı. Çünkü "canlı" olsalar da, insandan farklı tepkiler ortaya koyuyorlar, farklı şekilde düşünüyorlardı...


Soru 4- Diğer İki Kopya Kimdi?
Diğer iki kopyanın kimliğinden bahsedilmiyor. İlk senaryoda "Hodge" ve "Mary" olarak isimleri veriliyor ama filmde adlarından bahsedilmiyor. Dünyaya ilk indiklerinde Tyrell binasına girmeye çalışırken elektrikli tele tutulup ölüyorlar.
Not:
Mary adlı kopyanın bazı sahneleri çekilmiş bile. Stacy Nelkin oynuyor ve fakat daha sonra çok fazla para gideceği endişesiyle bu karakter filmden çıkarılıyor. Aslında ilk indiklerinde ölmeyecek, daha sonra Deckard'ın avı olacaktı. Büyük ihtimalle de fiziksel yeterliliği "B" olan tek kopya olacaktı.


Stacy Nelkin kopyalardan birisi olacaktı
Soru 5- Leon, Holden'i Öldürdü mü?
Hayır. Leon, Voight-Kampff testi sırasında sinirlendi ve masanın altından içeri sokmayı bir şekilde başardığı silahını ateşledi. Holden'ın akibeti konusunda filmde bir yerde bilgi veriliyor. Bryant şarjda olduğunu söylüyor. DVD ekstralarındaki silinmiş sahnede, Deckard'ın Holden'i hastanede ziyaret ettiği iki sahneyi buluyoruz. Holden ağır yaralanmış ve hızlı iyileştirme sağlayan bir küvezde yatıyor. Videosu burada.

Dedektif Holden, Leon'un sorgusu sırasında
Soru 6- Filmin Açılışındaki Göz Kimin Gözü?
Senaryo metnine göre göz baştaki sorguyu yapan Holden'ın gözü. Fakat orijinalinde Holden'ı canlandıran oyuncu Morgan Paul'un gözü değil. Göz Ridley Scott'ın asistanlarından Victoria Ewart'a ait. Yine de göz rengi ve yapısı ufak bir ton farkı dışında tutuyor.

Ve bu kadar soru mu olur, ne görüyorsan odur diye düşünüyorsanız, bu soruların birbirinden koordinesiz olarak çalışan kitabın yazarı Philip K. Dick, yönetmen Ridley Scott ve senaryo yazarları  Hampton Fetcher ve David Webb Peoples'ın PKD'yi nasıl okuduklarıyla, filmi nasıl farkla şekillendirdikleriyle iniltili.

Senaryoya göre Holden'ın, gerçekte ise R. Scott'ın asistanın gözü
 
Blade Runner ve Dinsel Meseleler
Filmde dine çok ciddi göndermeler yer alıyor, özellikle de Hristiyanlığa. Roy şüphesiz hem İsa'dan, hem de İblis'ten bir şeyler kapmış. Filmin kötü adamı da olsa, İncilsi adalet anlayışına (göze göz, dişe diş) göre pek de suçlu değil. Haklı bile görülebilir. Kaldı ki Blade Runner severlerin gözünde sevilen bir karakterdir. Anti-kahraman özellikleri taşıması, Musa'yı akıllara getiriyor. Çünkü Musa da İsrail oğullarına ve firavuna karşı gelerek, zaman zaman da şiddeti düşünerek bir ilerleyiş sergilemişti.

Fakat İblis'ten gelen esintili tarafı daha kuvvetli. Öncelikle cennetten kovulması misali, yer yüzüne düşüyor. Sonra kendisini yaratan Tyrell'e karşı yani Tanrısı'na karşı baş kaldırıyor. Ayrıca fark ederseniz, mitolojik öğeler kullanılmaktan da kaçınılmamış. Tyrell kesinlikle bir Tanrı olarak görülüyor. Müthiş kopyaları akıl ve duygu vererek yaratıyor ve Mısır Piramitleri'ne benzeyen şirket binasında yaşıyor. Ayrıca Roy ona "baba" diye hitap ediyor ki, Hristiyanlık Tanrı inancında üçleme anlayışı olduğu için (baba-oğul-kutsal ruh) bu en büyük Tanrı'ya denk geliyor.
 

Birçok kişi için Bilge filozofumuz Roy, İsa'nın mutasyona uğramış bir hali de olabilir. Dinsel metinlere fantastik bir yorum olarak görülebilir.  İsa öldükten sonra Hristiyan inancında yeniden dirilir. Bu bağlamda İsa'nın çarmıhta çektiği acılar, İblis gibi isyan etmesine sebep olabilir. Filmin iç hikayesinde böyle bir fikir jimnastiği de yer alıyor olabilir. Filmin son sahnelerden birinde Roy, uyuşan sinirlerini uyarmak için ellerine çivi çakıyor. Aynı çarmıha gerilen İsa gibi. Sonunda kaybedeceğini anlayınca, Deckard'ı dolayısıyla insanlığı (yada kopya olabileceğini düşünüyorsak canlıları) bağışlıyor...

Ayrıca işin felsefik yanında, Roy karakterinin yaradanın üstünde bir zekaya sahip olabileceği, yani yaratılanın yaradanı geçip geçemeyeceği sorusu cevaplanıyor.
(santranç'ta Roy, Tyrell'i yeniyor)  Tanrı'nın bizi yarattığı ama artık üzerimizde kontrolü olmadığı şeklindeki dinsel-felsefik önermeleri de onaylıyor olabilir.

Film Notları
* Deckard rolü için Dustin Hoffman düşünülüyordu. Ridley Scott'ın dediğine göre, Hoffman rolle ilgilendi ama maçoluğunu değiştirmek istedi. Bu yüzden rol için başka adaylar düşünüldü. James Caan'a da öneri götürüldüğü söyleniyor.
* Pris rolü için ilk düşünülen isim Blondie grubunun solisti Deborah Harry'idi. 
* Film Philip K. Dick'in "Androidler elektrikli koyun düşler mi?" adlı kitabının serbest bir uyarlamasıydı. Filmin adı ise bambaşka bir kitaptan esinleniyor. Alan Nourse'un William S. Burroughs'un yazdığı bir kitap üzerine yazdığı senaryonun ismiydi aslında "Blade Runner." Kitaptaki "Blade runner" terimi illegal cerrahlık yapan kişiler için kullanılıyordu.
* Philip K. Dick ilk kez filmden bir sahne gördüğünde, kafasında tasarladığı dünya olduğunu söylemişti.
* Ridley Scott filmi çektiği sırada "  Androidler elektrikli koyun düşler mi?"yi hiç okumadığını belirtmişti.
* Sinemasal (Theatrical cut) montajının sonunda Stanley Kubrick'in The Shining (Cinnet) filminden arta kalan görüntülerle bir mutlu son hazırlanmıştı. Deckard ve Rachael kaçıyorlardı ve yunikorn rüyası sahnesi yoktu. O zamanki yapımcılar bunu "entel dantel" bulmuşlardı.
* Sürekli geçen reklam panosu şeklindeki mekik, 1974 yapımı Siyah Yıldız filmindeki mekiğin aynısı. (Yönetmeni John Carpenter'dı)
* Filmin ismi olarak önceleri Android, Hayvan, Mekanizma ve Tehlikeli Günler isimleri düşünülüyordu.
* Kitap 1992 yılında geçiyordu, ama film 2019'da geçiyor.
* Philip K. Dick'in aklındaki ideal Rachael Victoria Principal'dı.
* Film için Daryl Hannah'a jimnastik hocası tutuldu.
* Pris'in doğum günü 14 Şubat Sevgililer Günü.
* Gaff, Japonca ve Macarca konuşuyor. Filmdeki şehir dili fikrini de o ortaya atmış.
* Yönetmenin Kurgusu DVD'si bir film üzerinde en çok değişiklik yapılan medyalardandır.
* İngiliz gazetesi The Guardian'ın 60 bilim adamına sorduğu ankette Blade Runner bir numara çıkmıştır. İkinci ise 2001: Bir Uzay Macerası olmuştur.
* Roy Batty, Chew'ın göz laboratuvarında William Blake'ın "Amerika - Bir Kehanet" şiirinden bir parça okuyor.


SON KURGUNUN, DİĞER VERSİYONLARDAN FARKI

1- Renk paleti değiştirildi. Film artık daha yeşilimsi bir tonda.
2- Açılışta bacalar ve ateş toplarının sesleri eş zamanlı değildi. Bu hata düzeltildi.
3- Beyaz Ejder lokantası önündeki bekleme sahnesi kısaltıldı. Senkron tutmuyordu.
4- Beyaz Ejder'de Deckard'a gelen yemeğin üzerine duman eklendi.
5- Gaff ve Deckard'ın tekerleri üzerinde görünen çekme halatları silindi.
6- Polis Merkezine giderken yapılan anons sadece İngilizceydi. Buna Almanca, Japonca ve İsveççe de eklendi.
 7- Bryant'ın "İçlerinden birisi elektrikli alanda kızarmış" lafı, "İçlerinden ikisi" olarak değiştirildi. Böylece devamlılık hatası (?
) giderildi ve Deckard'ın isyancı gruptan bir kopya olma ihtimali kalmadı.
8- Bryant'ın yeni bir repliği eklendi. Leon için "Gece gündüz 180 kiloluk nükleer mühimmat taşıyabilir" diyor.
9- Deckard ve Gaff, Leon'un dairesine girdiğinde ev sahibi "Kowalski" diye sesleniyor.
10- Roy ve Leon'un ilk kez buluştukları sahnedeki arka plan değiştirildi. Artık telefon kulübesinin önünde buluşuyorlar.
11- Deckard'ın yılan taciri Abdül Ben Hassan ile yaptığı konuşma dudakların tutmaması nedeniyle değiştirildi. Yeni konuşmaları Ford'un oğlu Ben yaptı ve dudakları dijital olarak babasının yüzüne yerleştirildi.
12- Zhora'yı kovalama sırasında bir kalabalık sokak bölümü değiştirildi. Artık hokey maskesi giymiş iki kız ve Deckard'ın bir polisle konuşması sahneleri var.
13- Yunikorn rüyası tamamen yeniden montajlandı. Artık Deckard ayakta bu hayali görüyor. Daha önce piyanonun üzerinde uyuyakalıyordu.
14- Zhora'nın kaçış sahnesinde bazen dublör kullanıldığı anlaşılıyordu. Joanna Cassidy'nin önerisi ile bir çekim yapıldı ve Cassidy'nin suratı dublörün yerine yerleştirildi.
15- Zhora ile Deckard'ın boğuşmasından sonra Deckard'ın suratında yara oluşuyordu, o kaldırıldı. Çünkü daha sonraki sahnede Leon ile dövüşürken o yara yoktu.
16- Roy artık Tryell ile konuşurken "Daha fazla hayat istiyorum, puşt" yerine, "Daha fazla hayat istiyorum, baba" diyor.
17- Artık Roy, Tyrell'in gözlerini oyduktan sonra "Gel Sebastian, korkma gel." diyor. Daha önce hiçbir şey demiyor, sadece yaklaşıyordu.
18- Tüm kanlı sahneler eklendi. Diğer versiyonda bulunan her sahne ve artısı var. Tyrell'in ölümü artık daha kanlı.
19- Roy güvercini bıraktığında mavi ve açık gökyüzüne değil, artık karanlık ve yağmurlu gökyüzüne uçuyor.


Hikayeyi geliştiren yan eserler: Marvel'in enfes çizdiği Blade Runner çizgi romanı, Blade Runner The Game (eski ama gayet zevki oyun) ve Total Recall 2070 adlı dizi. Bu dizi yine bir PKD eseri olan Total Recall (Gerçeğe Çağrı) ve Blade Runner'dan esinlenilerek yapılmış...

  • Orijinal adı: Blade Runner.
  • Türkçe adı: Bıçak Sırtı.
  • Yönetmen: Ridley Scott.
  • Yapım yılı: 1982
  • Oyuncular: Harrison Ford (Rick Deckard), Rutger Hauer (Roy Batty), Darly Hannah (Pris), Sean Young (Rachael), Edward James Olmos (Gaff), M. Emmet Walsh (Bryant), William Sanderson (J.F. Sebastian), Brion James (Leon Kowalski), Joe Turkel (Dr. Eldon Tyrell), Joanna Cassidy (Zhora), Paul Morgen (Holden).
  • Tür: Bilimkurgu / Polisiye / Film-Noir.
  • Yapım: ABD / Hong Kong
  • Dil: İngilizce / Macarca
  • Kişisel Puan (Kaan Kavuşan): 5 pekiyi. (yıldızlı)









Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

0 yorum: