The Serious Man Who Wasn't There


Coen kardeşlerin filmografisinde The Man Who Wasn't There'in nerede durduğunu az-çok anlayanlar onunla A Serious Man arasında kaçınılmaz bir analoji kurulacağının farkına varmışlardır eminim. Bununla beraber, The Imaginarium of Doctor Parnassus nasıl ki Gilliam'ın tüm işlerinin bir harmonisi gibiyse ve Gilliam için nasıl "özel" bir yere sahipse -bu ikincisi farazi bir yaklaşım olabilir, kabul ediyorum-, A Serious Man de Coenler için aynı görevi görüyor.

Bu iki umursamaz -Oscar töreninde Ethan'ın tavrına şahit olanlar  demek istediğimi anlar- kardeş, kara mizaha Yahudi imzası atarak türe şüphesiz yeni bir yorum getirmiş adamlar oldu yıllar boyunca. Elbette bunu bakış açılarını göz önünde bulundurarak söylüyorum; Yahudiliğe dair unsurlara filmlerinde ara sıra yer verseler de bu insanların kendilerine has mizah anlayışını anlatımlarının geneline zaten fazlasıyla yedirmişlerdi, ki bunu reddetmiyorlar da. Joel Coen'in şu sözleri durumu açıklamaya yeter sanırım: "Yahudi mirasımız, şüphesiz, olan-biteni görüşümüzü etkiliyor." (Elbette açıklamanın önünde ve arkasındaki ifadeler de var fakat bunlar konuyla alakasız.) Yöresel ağzı işleyip (Fargo) psikopat bir Javier Bardem'e Woody Harrelson'ı öldürterek (No Country For Old Men) "farklı" işler yapmış olsalar da, onlara özgü olan şey, "hayata Yahudi bakışı" idi. İşte bu filmde de, kariyerlerinin sonlarına doğru ve görece zirvesinde, Yahudilerin hayatı, tek bir adam üzerinden anlatılıyor. Bu adam da, başlıkta yazdığı gibi, Billy Bob Thornton'ın efsanevi bir şekilde canlandırdığı Orada Olmayan Adam'ın ruh ikizi adeta -onun kadar silik değil, ama onun kadar yabancı, onun kadar fikirsiz. Biraderlerin bu "ustalık dönemi" yapıtında orada olmayan bir adamın esas adam olması tesadüf değil.


Başına gelen her şeyi sadelikle karşıla. (Raşi)

"Her zaman çok şaşırmış gibi davranıyorsun!" Karısı, Larry'ye boşanmaları gerektiğini söylediğinde onun verdiği tepkiye karşılık bu sözleri sarf ediyordu. Bu çok şaşırmış görünen adam aslında gerçekten çok şaşırmış bir adam, çünkü Amerikan tabiriyle, "he has no idea"; yani gerçekten de olan-bitenle alakalı en ufak bir fikri yok. Bu onun bir zaafı, bir taktiği değil, bu onun yaşayışı. "Sıradana övgü" Coenlerin sanatında önemli bir yer tutar -Hudsucker Proxy'den tutun Barton Fink'e, elbette Fargo'ya, hatta Burn After Reading'e kadar sıradanların önemi büyüktür hikayelerinde- ve emin olun, bu filmde sıradan insandan çok şey bulamazsınız: Karı-koca sıradan, aldatmak sıradan, çocukları sıradan, öğrenciler sıradan, öğretmenler sıradan, fazlasıyla sıradan olmasına rağmen hiç öyle görmediğimiz ölüm de aslına dönmüşçesine sıradan. Ama hepsinden önemlisi, Larry Gopnik sıradan.

Filmin muhteşem bir ironisi, fazlasıyla Coenvari olmasına rağmen şöyle bir incelendiğinde ilk anda şeklen o kadar da Coenvari olmadığının göze çarpabilecek olması. Şöyle ki; biraderlerin beraber çalıştığı oyunculardan çok azı -küçük çaplı bir "araştırmama" göre ikisi- bu filmde rol aldı, diğer oyuncular da ya ilk kez kamera karşısına geçtiler, ya da ilk kez bir Coen kardeşler filminde oynadılar. Fakat dediğim gibi film baştan aşağı Coen havası taşıyor: Amerikan Yahudilerinin hayatı anlatılıyor -belki amaç bu değil ve bu onlar için kişisel bir unsur-, para yine insanların başına bela açıyor, fazlasıyla nazik duran ya da dokunsanız "kırılacak" gibi görünen karakterlerle komedi unsuru yaratılmış, ah hatta, halıya işemese de sorun çıkaran bir Uzak Doğulu bile var! Bir başka ironi ise, bu kadar sıradan karaktere rağmen, film fazlasıyla absürt ve pek de normal/sıradan olmayan bir havaya sahip, ve elbette ironiye değil, ironiyi ortaya koyana bakmak lazım. Sıradana övgünün ortaya koyduğu da sıradan olacak değildi ya.

Açılışta anlatılan Polonyalı karı-koca ve hortlak olup olmadığını bilemediğimiz -hatta bilemeyeceğimiz- yaşlı bir adam hakkındaki hikayenin söylemeye çalıştığı, 'Jr. Haham' Scott'ta vücut bulan fikirlerin ya da Haham Marshak'in anlattığı hikayenin ('Hikayenin konuyla ilgisi var mı?' diyebilen muhteşem bir Coen karakteri  bu Marshak!) verdiği mesaj(lar) kadar bariz değil elbette, ama film boyunca oradan oraya koşturan adamın şahsında bu yolun tüm yolcularına Joker misali "Nedir bu ciddiyet?" diye soran bir tavrı var sanki. Coenler genelde, seyircisine mesaj verir gibi görünmeyebilir, ama sırf para peşinde helak olan karakterleri bile aslında -bunu da dünya çapında yıllardan beri parayla özdeşleştirilen Yahudi kimliklerinin kendilerine kazandırmış olduğunu söylemek mümkün- tek başına muazzam işlev görebilecek kudrete sahip, eğer söz konusu mesaj vermekse. Öte yandan, şu kadarı var ki, bu satırların yazarı, milyonlarca insan gibi Coenlerin filmlerini alıntısıyla açtığı Raşi'yi haksız bulup öğüdünü dinlememe yolunu seçtiğinden, kimseyi bu konuda yargılayabilecek konumda değil.

  • Orijinal adı: A Serious Man.
  • Türkçe adı: Ciddi Bir Adam.
  • Yönetmen: Joel Coen & Ethan Coen.
  • Yapım yılı: 2009 
  • Oyuncular: Michael Stuhlbarg (Larry Gopnik), Fred Melamed (Sy Ableman), Sari Lennick (Judith Gopnik), Simon Helberg (Haham Scott), Alan Mandell (Haham Marshak), George Wyner (Haham Nachter), David Kang (Clive Park), Ari Hoptman (Arlen Finkle).
  • Tür: Kara Mizah / Drama
  • Yapım: ABD / İngiltere / Fransa
  • Dil: İngilizce / İbranice
  • Kişisel Puan (Ezeli Mağlup): 4 iyi.
  • Kişisel Puan (Kaan Kavuşan): 3 orta.
Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

0 yorum: