In Time: İyi Fikir, Vasat Uygulama


Başlığı atmaya karar vermeden önce imdb'ye bir uğrayayım da gözden kaçırdığım bir şey var mı bakayım dedim ve ilk yazının başlığı benim yukarıda yazdığım başlığın aynısı. (Vallahi çalmadım) Tabi, Alfred Bester'ın da dediği gibi "sonsuz evrende yeni ve özgün olan hiçbir şey yoktur." Fakat bu, sürekli aynı şeyleri yiyeceğimiz, düşüneceğimiz, izleyeceğimiz anlamına gelmiyor. Andrew Niccol da tamamen yeni olmayan ama sentez olarak yeni olanı üretmeye çalışıyor her işinde. (Meselâ bu filmin "yaş sınırlı" teması çok yıllar önce Logan's Run'da kullanılmıştır) Bu açıdan kendisini bugüne kadarki tüm işlerinde takdir ettim. Daha önce yönettiği Gattaca, Lord of War ve hatta Simone iyi filmlerdi. (Peki, Simone için vasat diyelim) Senaryosunu yazdığı The Truman Show ve The Terminal da şüphesiz yukarıda tanımladığımız yeniliğin ve özgünlüğün içinde bulunuyordu.

In Time'ın da bayat bir fikir olduğunu söyleyemeyiz. Filmin daha hemen başındaki yazılarda anlatılacağı üzere, insanlığın yaşlanması genetik olarak 25'inde son ermekte fakat daha sonra bir yıllık süre içinde ömür tükenmektedir. Artık para birimi olarak da zaman kullanılmaktadır. Bu da "alt tabaka" toplumun içinde acımasız bir Teksas atmosferi sürmesi demek. Fakirlik demek, ölmek demek... Zenginlik ise sonsuz yaşam... Bunun niye ve nasıl olduğu filmin senaryosu içinde yok. Sonsuz yaşam aç gözlülüğünün neden olduğu bir nüfus problemine bulunan çözüm olarak düşünebiliriz herhâlde. Bu hâliyle de bizim için yeterli. Tabi bunun dışında yaşlanmıyor olmanın getirdiği ilginçlikler sürüyor. Filmin ana kahramanı Will Salas'ın 50'lik annesi adeta yanında kız arkadaşı gibi görünüyor. Kira olarak 8 saat, telefon görüşmeleri için 5 dk ödeme yapıyorsunuz. Dilenciler dakika dileniyor. Will'in yaşadığı yer ise bir varoş. Tabi soy isim olarak Latin kökenli Salas tercihi de, varoşlarda yaşayan karakter için oldukça uygun. Olaylar ölmek isteyen bir zenginin Will'e zamanını nakletmesiyle başlıyor ve tabiî ki beklediğiniz üzere Will'in başı da derde giriyor.

Buraya kadar her şey güzel görünüyor, değil mi? Ama bundan sonrası bir aksiyon filmi mantığıyla işliyor ve daha çok fazla budaklandırabileceği ve derinlik katabileceği bir metni, baside indirgiyor. Biraz Robin Hood, biraz Bonnie & Clyde, biraz da kung-fu kareografileri olmayan bir Equilibrium gibi. Sonra "kaçmalı" filmlerin tüm işleyişinden farklı çok şey göremiyoruz. Amanda Seyfried (Sylvia Weis) gibi bir güzel en çirkin hâliyle karşımızda, Justin Timberlake (Will Salas) sempatiden uzak züppe bir varoş çocuğu (evet hem züppe hem varoş insanı), Weis ailesinin kodaman reisi rolündeki Vincent Kartheiser (Philippe Weis) botokslu (gibi) haliyle karşımızdalar efendim. Hepsi inandırıcılıktan uzak. Çok beğendiğim oyunculardan Cillian Murphy (Zaman Müfettişi Raymond Leon) iyi oynamış ve oyunculuktan yana filmin en kuvvetli yanı. Tabi Weis ailesinin de Salas'ın tam tersi olduğunu söylemek ve bu durumun, Amerika'daki Latin - Anglo ırklar arasındaki toplumsal statüsünün bir temsili olduğunu söylemek gerek. Weis ismi de bu açıdan tam bir beyaz Amerikan'ı ifade etmekte.

In Time metnini, kuvvetini felsefeden alan bir tür olan bilimkurguya daha fazla yaslasa çok daha iyi bir tercih yaparmış. Fakat onlar hızlı, sıkmayan bir film yapmak ve bilimkurguyu buna hizmet edecek bir araç olarak kullanmak istemişler. Gişede daha iyi iş yapsın demiş, biraz da son günlerin teması başkaldırışı eklemişler. Bir parça "orijinallik" katabilir diye düşünmüşler belli ki. Bu hâliyle film, bilimkurgu hayranlarını sevindirmeyecektir. Çünkü o felsefenin bir tutamını bulabiliyorlar ancak. O da ilk 10 dakikada. İlk 10 dakikadan sonrası aksiyoncular için. Onlar da, "izledik bitti" yaklaşımıyla karşı karşıya kalacaktır. Film sıkı bir aksiyon filminin aksiyonuna sahip değil çünkü. Yani ikisi de olayım derken, hiçbiri olamamış bir film In Time. Andrew Niccol'un altında imzası olan; metni en yüzeysel, "en olmamış" film. Filmin sorunu, kötü olmaktan çok olmamış olması yani. Yoksa, orta ayar bir aksiyon filmi olduğunu söylemek mümkün.

Bir de kısa bir süre de olsa The Big Bang Theory'nin Leonard'ı Johnny Galecki de filmde var ve "sırf" komedi oyuncusu olmadığını bizlere hatırlatmakta. Amerikanlar da filmi pek Sosyalist bulmuşlar. Ah kedi canınızı sizin...

  • Orijinal adı: In Time
  • Türkçe adı: Zamana Karşı
  • Yönetmen:  Andrew Niccol 
  • Yapım yılı: 2011
  • Oyuncular: Justin Timberlake (Will Salas), Amanda Seyfried (Sylvia Weis), Cillian Murphy (Raymond Leon), Vincent Kartheiser (Philippe Weis), Olivia Wilde (Rachel Salas), Johnny Galecki (Borel), Matt Bomer (Henry Hamilton)
  • Tür: Bilimkurgu / Aksiyon
  • Yapım: ABD
  • Dil: İngilizce
  • Kişisel Puan (Kaan Kavuşan): 3 orta.
  • Hangi filmleri seven bunu da sever? Babylon A.D.

Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

0 yorum: