En İyi 10 Manic Street Preachers Şarkısı


Her albümünü dinlemekten büyük keyif aldığım bir grup Manic Street Preachers. Kendileri Richey James'in kaybolmasından sonra biraz daha yumuşadılar ama tamamen değişmediler kesinlikle. Belli bir çizgiyi günümüze kadar getirdiler. Haklarında en sevdiğim şeylerden biri bu. Sokak müzisyenliğinden gelme, futbol manyağı bu Galli adamlar, sokakta çalan bir amca "I hate this Manic Street Preachers" (Bu Çılgın Sokak Vaizleri'nden nefret ediyorum) deyince, isimlerini buradan alıyorlar. E tabi bir grup Galler'den çıkar da sevilmez mi? Richey şöyle demişti bir röportajda: "Noel Gallagher Blair ile tanıştı, biz Castro'yla." Evet benim için olay burada saklı biraz da, şarkılarındaki oldukça güzel taşlama, politik ve ayrıca politikadan bağımsız sosyal düşünür tavırda. Ve tabiî ki, en sevdikleri grubun The Clash olmasında... Listeye gelince, 10 şarkı çıkarmak haksızlık diyebilirim, o kadar çok sevdiğim şarkıları var ki... 20 de fazla uzun bir liste için... Zor görev bu... Zor görev... Zor... Z...

Önce ilk 10 dışı kalan harika şarkılar: Elvis Impersonator: Blackpool Pier, A Design For Life, Ocean Spray, Everything Must Go, Your Love Alone is Not Enough, The Love of Richard Nixon, Interiors, 1985, Die in the Summertime. 

10-Kevin Carter / Albüm: Everything Must Go: Kevin Carter Pulitzer Ödüllü bir fotoğrafçı. Ünlü fotoğrafı ise Sudan'da BM'nin gıda dağıtımına ulaşmaya çalışan bir çocuğun arkasında onu takip eden akbabayı çektiği pozu. Çocuk can veriyor tabi bunun sonrasında, dağıtıma ulaşamadan. Carter ise kendini, mesleğini yapan bir adam olarak kabul ettirmeye çalışıyor. İnsanlık mı meslek mi ayrımında sınıfta kalıyor. Carter daha sonra bulanımlardan bunalım beğeniyor ve ciddi bir iç hesaplaşma sonucu aynı yıl ihtihar ediyor. Benim işim müdahale etmemek demek insanlık dışı. Meslek etiği bu değil. İşte bu durum üzerine yazılmış bir şarkı.

9-Another Invented Disease / Albüm: Generation Terrorists: Yine üçüncü dünya sularındayız. Gün ışığı içimizdeki güneş ışığını emiyor. Şu ilk dörtlük bile yeter. "Drugs come out of boredom babe, UN exports it everyday, Their army feed the ghetto lame, Goverment approve it just the same."

8-(It's Not War) Just The End of Love / Albüm: Postcards from a Young Man: MSP'nin aşk hakkındaki ender şarkılarından ve kesinlikle en yumuşak tonlarından biri. Güzel şarkı güzel şarkı olmasına ama MSP'ı 2010 yılında dinleyen bir insan tüm müziğin bu olduğunu sanabilir. Ha benim için gene değerlidir Postcards from a Young Man albümü, ama sanırsam tüm albümler arasından en az sevdiğim.

7-Slash N' Burn / Albüm: Generation Terrorists: Slash N' Burn İngilizce'de kullanılan bir zirai terim. Tarla yeri açmak için ağaçlık alanları yakmak anlamında. Tabi bu durum başlı başına bir alt-kültür olayını simgelemekte olduğundan dolayı Manics bunu bir hak mücadelesinin metaforu olarak görmüştür. "Bahçendeki solucanlar McDonalds'tan daha gerçek, bizim tarafa bak gerçek bulamazsın" diyor, "o" adamlara. Şarkının girişi özellikle güzel. "Kes ve yak, yaşamak için yapman gereken bu, üçüncü dünyadan birinci dünyaya!"

6-Doors Closing Slowly / Albüm: Journal for Plauge Lovers: Manic Street Preachers'ın "slow" janrına uyan nadir şarkılarından biri olmakla beraber, oldukça güzel melodiye sahiptir bu güzelim şarkı. MSP'nin güçlü melodik alt yapısı bu şarkıda da kendini belli ederken, yine de bu bir aşk şarkısı değil, uyarmak lâzım. Bazı sorgulamaların şarkısı. "Sessizlik fedâkarlık değildir, çarmıha gerilmek kolay yaşamdır." Özellikle dörtlükler girmeden önce bas gitar güzel konuşuyor.

5-Send Away The Tigers / Albüm: Send Away The Tigers: Send Away The Tigers her şeyden önce güftesi çok güzel bir parça gibi geliyor bana. O yüzden bazı şarkılardan daha fazla dinliyorum. Elektro gitarın daha fazla konuştuğu albümden bir parça. Parça ismini komedyen Tony Hancock'un bir kişinin içindeki şeytanla savaşını anlatmak için kullandığı "Kaplanları Kovalamak" teriminden geliyor. "Kaplanları kovalayalım, çünkü yalnız ve umutsuzuz hepimiz" diyor.

4-If You Tolarate This Your Children Will Be Next / Albüm: This is My Truth Tell Me Yours: Şarkı İspanya iç savaşına Franco'ya karşı gelmek amacıyla katılan idealist solcu Galliler'in mücadelesini arka plana alıyor. Şarkının adı da Cumhuriyetçiler'in o dönemde bastırdığı bir posterden alınma: "Buna İzin Verirseniz, Sıradakiler Çocuklarınız Olacak." Ayrıca posterin üstünde bir de Nasyonalistlerin attığı bomba ile öldürülen bir çocuğun resmi vardı. Yine sözlerin içinde o dönemin söylemlerinden birkaçı var.

3- Mausoleum / Albüm: The Holy Bible: Holy Bible henüz Richey James'in etkisinin çok net hissedildiği yıllardan bir şarkı. Oldukça karanlık ama enerjik. Biraz da topluma sövüyor sanki! "Sen nereye gidersen git, ben kadavra olacağım, sen nereyi görürsen gör, gördüğün her şey cürüyen et olacak, insanlık parlak etkiketle kaplanmış, kiralık mezarla cevap veriyor suçlarına." Ondan sonrası... varoluşçu bir saga.

2-Condemned to Rock'n Roll / Albüm: Generation Terrorists: Generation Terrorist en sevdiğim Manics albümü elbette. İlk albüm olmakla beraber, MSP üyeleri bu albümün 16 milyon satmasını, sonra dağılmayı hayal ediyorlardı, ütopyaları buydu. İyi ki olmadı ve müziklerine devam ettiler, bir ton güzel şarkı yaptılar. Bu şarkı da Rock'a saygı duruşları. Kuvvetli vuruşlarla ve bağıran gitarla ilerliyorlar. "Geçmiş çok güzel, gelecek kardaki bir ceset gibi." Saygılar abi, "Rock'n Roll'a mahkumuz."

1-Motorcycle Emptiness / Albüm: Generation Terrorists: Bu adamları bu kadar çok sevmemin en büyük nedeni Motorcycle Emptiness'tır. Yine sosyal meseler üzerine bu kadar sofistike sözler duyunca, insan işte bu demeden edemiyor:

"Hayat yavaş bir intihar; ortodoks rüya ve sembolik mitler..."
"Güvenli tribal savaşını kur, gettoyu incit, sakat bırak ve köleleştir."
"Feodal derebeylerinden tüketiciye, bu harika satın alma dünyası."
"Tek istediğimiz bize tekme daha çakmanız."
"Neon ışıkların altında, motorsiklet yalnızlığı."

Bu güzel sözlere  (bazıları motamot çevirlmiş, çünkü kafiye diye bir şey var ve asla verilemeyebiliyor manzumlarda), son derece güzel gitar sesleri de eşlik edince, her gün 10 kere dinleyesi geliyor insanın...

Mansiyon: Repeat UK / Albüm: Generation Terrorist: Bu şarkı öyle gaz bir şarkı ki, Birleşik Krallık'taki her saçmalığa bu kadar güzel söven başka insanlar görmedim. "Repeat After Me, Fuck Queen and Counrty" diye giriyor bir kere. Yazının bir yerinde bahsetmemek olmazdı.

Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

4 yorum:

Alp dedi ki...

the everlasting'in listeye girememesine bozuldum panpa :/

Osman Danacı dedi ki...

Öncelikle sıkı bir MSP hayranı olmadığımı belirteyim. Hatta dönem dönem sevmediğim bile olmuştur kendilerini. Onları albüm formatından ziyade şarkı şarkı beğenirim daha çok. Seçtiğim şarkılardan da anlaşılabileceği üzere MSP külliyatına hakim olduğum söylenemez. Ama şu liste yapma olayı yok mu, dayanamıyorum! Bakalım 10 tane çıkarabilecek miyim?

1. Your Love Alone Is Not Enough
2. You Stole the Sun From My Heart
3. There By The Grace Of God
4. Everything Must Go
5. (It’s Not War) Just The End Of Love
6. Motorcycle Emptiness
7. Glasnost
8. The Everlasting
9. If You Tolerate This Your Children Will Be Next
10. Repeat UK

Kaan Kavuşan dedi ki...

@Alp
The Everlasting de çok güzel şarkıdır ama bir 10'luk çıkartınca sokmadım listeye :(

@Osman abi
Your Love Alone is Not Enough, You Stole... ile son dönem MSP'sini seviyorsun sen. Ben ilk dönemlerini daha çok seviyorum. Generation Terrorist ve Holy Bible albümleri daha çok. Daha özgün bir ses gibi geliyor o dönemler. Bir de, "There By The Grace of God" üçüncü sırada ilginç tercih olmuş :) Kötü şarkı diyemem, ama ilk 10'una sokan az adam olur herhalde :)

Kaan Kavuşan dedi ki...

aslında "kötü şarkı diyemem" yanlış söylem olmuş bir önceki yorumda. biliyordum ama benim çok fazla dikkatimi çekmemişti. nedense sürekli el altında olmasına rağmen dikkatten kaçan parçalar oluyor, birkaç kere dinliyorum o anın haleti ruhiyesi içinde "o kadar da güzel" gelmeyince çok fazla dinlemek denk gelmiyor, birkaç kere daha dinleyince baya güzel geldi şimdi.