Geçsin


Vefat etmiş, ya da eserleri yeni bir yayınevinde basılacak olan belli yaştaki, "muhterem" yazarların kitaplarının kapaklarında kendi fotoğraflarının olmasını anlayabiliyorum. Fakat, henüz hayattayken, tamamen reklam ya da ego amaçlı şekilde bunun gerçekleşmesi bende tiksinti yaratıyor. Birçok okurun da böyle düşündüğünü umuyorum. Bu kapakların müsebbibinin çokça yayınevi olduğunu düşünüyorum. Sonuçta -misal- İlber Ortaylı'nın böle bir şeyin peşinden koşacağını sanmıyorum. Hatta belki bu kapakları görünce küfrediyordur...

Bu kitap için de, durum nedir bilemiyoruz. Ama içerikle uygun bir tema olduğu için, fikrin yazardan geldiğini düşünebiliriz. Gayet de vurucu. Fakat çok büyük bir duygu sömürüsü içeriyor aynı zamanda. Yani kitabın isminin siyah zeminle birlikte yazarın tam ağzına denk gelen kısma konması, fotoğrafın siyah-beyaz olması, melül bakışlar... Samimi gelmiyor maalesef. "Arkada" başka şeylerin olduğu seziliyor.
Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

2 yorum:

Kaan Kavuşan dedi ki...

evet efem, böyle daha çok isim var resmi kapağında olan. bildiklerini . bana maillesene bir ara. 5-10 tane. :)

Teğmen Lap dedi ki...

hayırdır abi, yoksa... :)