Cahit Berkay ve Derya Petek Röportajı

Ben, Cahit Berkay ve Derya Petek ---- Konserden sonra...
Cahit Berkay'ı uzun uzun anlatmaya gerek yok; Moğollar ile yıllarca süren, başlı başına ekol yaratan bir isim... Onlarca film müziği ve o filmlerle aldığı onlarca ödül... Müziğinde 'bir şeyleri' söylemekten çekinmeyen biri... Derya Petek ise Berkay'ın deyimiyle kendisinin müziğe kazandırdığı bir isim. İki sanatçıyla gülerek ve eğlenerek muhabbet ettik. Cahit abinin yüzünden gülümseme pek eksik olmadı, Derya Petek de ona uymuş tabi...

- 'Arda Kalan' nasıl bir albüm oldu?
Cahit Berkay: 'Arda Kalan', aslında daha önce yaptığım enstrümantal bir film müziğiydi. Daha sonra Murat Güneş'e parçanın oluşmasına sebep olan anımı anlattım. O da duygusunu yakaladı ve sözleri yazdı. Derya da çok güzel yorumladı.

- Neydi o anınız?
C. Berkay: 'Ah gideni değil de kalanı' diye başlıyor sözler. 'Arda Kalan', genç yaşta kaydettiğim bir Alman arkadaşım. Beni ve Moğolları çok seviyor, tüm konserlerimize gelmeye çalışıyordu. Vefatını haber aldık, Köln'e gittik. Vasiyeti üzerine cenazesinde Moğollar'ın üç parçası ardı ardına çalındı. Hepimiz salya sümük ağladık işte. Orada dedim ki, 'Rudi senin alacağın olsun!' İşte bu şarkı hep arda kalanları anlatıyor. Cem Karaca, Barış Manço, Engin Yörükoğlu, Bahadır Akkuzu, Oğuz Durukan...

TÜRKÜ TADINDA ŞARKILAR
- Albüm sizce nasıl Derya Hanım?
D. Petek: Albüm çok içime sindi. Türkülerin olduğu bir albüm olması önemliydi. Cahit Berkay da türkü tadında besteler yaptığı için güzel bir buluşma oldu.

- Cahit abi, genelde hep erkek vokalle çalışıyordunuz...
C. Berkay: Elbette, grubun adı bile Moğollar'dı. Maskülen bir isim yani... (gülüyor)

- Kadın vokalle çalışmak nasıl?
C. Berkay: Çok güzel... Hani derler ya 'türkü adamı' diye; Derya da 'türkü kadını' işte. Babası, amcası, ağabeyleri, kuzenleri hepsi bağlama çalıp söylüyor. Kardeşi var; Emre. Müzikle hiç alakası yoktu. Bir baktım, üç ayda harika bağlama çalmaya başladı. DNA'larında var! Böbürleneyim: Bu albümle Derya'yı müzik dünyasına kazandırdık. Devamı da gelecek.

- Bu albümü yaparken sizin gibi birinin bile zorluklarla karşılaştığı doğru mu?
C. Berkay: Doğru. Geldiğimiz noktada albüm yapmak zor. Geri dönüşümü azaldı. Albüm yapmakla bitmiyori; klibi var, yayınlatması var. Artık önümüzde bentler var. Dijital dünyada haksız kullanım var. Bedelini dahi ödemeden, baba açıyor evinde bilgisayarı; tık tık indiriyor. Bizim albüm çıktı, ertesi gece aklıevvelin biri yüklemiş youtube'a. Yazmış bir de 'mp3 bedava'! Kimin malını kime satıyorsun be adam! Beş sene geçmişi var albümün. Albüm bedava tüketilmesin ki yapımcımız Taxim Edition, bu harcamaların karşılığını tahsil edip yeni baştan bize veya X kişiye finansör olsun. Telif konusuyla da sıkıntı var. Sadece müzik değil.

- Siz MESAM üyesisiniz, film müziklerinden telif alıyor musunuz?
C. Berkay: Film oynadıkça para yatıyor. Ama bu da 1995'ten sonra geçerli.

- Asıl öncesinde çok eseriniz var...
C. Berkay: Yeni yasa çıkacak bu konuda. meclisten tek istediğim telif yasasının adam gibi çıkması.

- TV'de az mı görüyoruz sizleri?
C. Berkay: Emeğime saygı gösteren insanlar çağırınca gidiyorum. Ama 'sabah şekerleri', 'öğlen börekleri' falan olursa gitmem (gülüyor). Önceden çağırıyorlardı ama şimdi vazgeçtiler.

- Sizi dinleyen 3 kuşak var neredeyse. Sırrı ne bunun? Anadolu mu, rock mı?
C. Berkay: Rock tabii... Anadolu zaten rock'ın kendisi. Ama Anadolu rocker'larla dolu. Pir Sultan Abdal'ı söylemleriyle, notalarıyla al, bugünkü kriterlere tabi tut; Pir Sultan kesin rocker'dır. Mahsuni Şerif de rocker'dır yahu! İllaki gitarla değil bu işler, bağlamayla da olur. Muhaliftirler. Mesela babalar hep oğullarına 'Benim gibi olacaksın' diyorlardı. O sürtüşmeden uzun saç çıktı, hippilik çıktı. 68'de Vietnam Savaşı'nı durdurdu o gençler. Deniz Gezmiş ve arkadaşları Hakkari'de köprü yaptırdılar. Deli mi bu adamlar? Aval aval yaşarken o rüzgardan nasibimizi aldık işte. Bakıyorduk ama görmüyorduk. Görmeye başlayınca da kötü çocuk olmaya başladık.

Moğollar'ın ikinci toplanışı (O yılları da konuştuk elbette...)
POP DEĞİL ROCK YAPTIK ASLINDA
- Moğollar zamanında 'Beat' kültüründen de etkilendik diyorsunuz. Allen Ginsberg'den, Willam S. Burroughs'tan...
C. Berkay: Tabi. 65-68'den evvel Fransız, İtalyan popu, tangolar falan var... İşte gençler biraz The Shadows dinliyor. O dönem dünya müziğinin değiştiği dönemdi. Ne zamanki beat müziği geldi, her şey değişti... The Animals'ın 'The House of The Rising Sun' parçası dönüm noktamdır. 'Ne oluyor yahu?' dedik. Biz gitardan kristal, pırıl pırıl sesler duymaya alışığız, bir de baktık ki o sesler gitmiş agresif bir sound oluşmuş. Davulcular yoğurt gibi çalarken birden adamın kafasına kafasına vurur gibi çalmaya başladılar (gülüyor). O zaman beat diyorduk. Türkiye için de 'Anadolu Pop' demiştik. Şimdiki gibi rock tanımlaması olsaydı 'Rock' derdik. Devir değişiyordu.

- Kimleri dinlerdiniz?

C. Berkay: Beatles, Rolling Stones, Deep Purple falan dünyayı sallamıştı. Ardından Pink Floyd, Dark Side of The Moon falan... Ondan evvel The Wall. Bu herifler niye durup dururken 'Ey hocalar çocukları rahat bırakın' dedi? Çünkü rock'ın özünde muhalif olmak vardır. Muhalif olmak için muhalefet değil; bir tepki vardır.


ASIL TÜRKÜLER POPTUR
- Sizin hakim olduğunuz iki tür, rock ve türkünün piyasadaki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
C. Berkay: Sanılıyor ki Türkiye'de müzik deyince sadece pop var. Biz Türkiye olarak 'pop' değiliz. Bu ülkede türkü dinleniyor! Saçı beline kadar olan adam bağlama çalıyor. Görsen Metallica'cı dersin! Bu ülkenin popu türkülerdir; pop müzik başka bir şey. Ama kaliteli yapana şapka çıkarırım. Sezen Aksu'ya mesela...

- Film müziği de hayatınızda önemli bir yer tutuyor tabii...
C. Berkay: Son yıllarda çok yapmıyorum. Hala eski tas, eski hamam. Müzikçiye pek bir şey kalmıyor. Yeter artık. Dizilere de sadece tema veriyorum.

- En sevdiğiniz hangisi peki?
C. Berkay: 'Selvi Boylum Al Yazmalım', 'Dila Hanım'... Çok var... Onları ister istemez severek dinliyorum (gülüyor).

- Cahit Bey ile çalışmak nasıldı?
D. Petek: Güzel bir duygu ama o kadar da kolay değil. Çalışmalarımızın ilk yıllarında gözlerimin dolduğunu biliyorum. Çünkü sabırsız ve sert görünen bir insan. Yavaş yavaş mizacını anlayınca rahatladım. Ama Cahit Ağabey'de sıfır tolerans var. Mütevazı ama iş konusunda sabırsız. O sabır başka bir şey. Cahit Berkay da yok (gülüyor). Cahit Berkay'dan öğretmen olmaz...

Olmaz mı Cahit abi hakikatten?
C. Berkay: Benden hoca moca olmaz (gülüyor). Derya'nın kulağı var. İkimiz de nota bilen insanlar olsak 'La' deyince la basar anlaşırız. Ben de sonradan öğrendim. Ama müzik sadece matematik değil işte, duygu tarafı var. Ben şarkıcı da değilim ki ne duymak istediğimi göstereyim. Al sana kavga işte (gülüyor).

- Moğollar'la da devam edeceksiniz herhalde?
C. Berkay: Tabii ki. Moğollar benim çocuğum! Devam... Moğollarla büyük ihtimalle eylül-ekim gibi bir albüm yaparız. Bizim işimiz üretmek. Bu format Derya ile güzel örtüştü ama Moğollar ile örtüşecek çalışmalar var. 15-20 sıfır model şarkı çıkar.

- Gönül koyuyor mu peki Moğollar? 'Derya ile müzik yaptın, bize vakit ayırmadın' demiyorlar mı?
C. Berkay: Hepsi bu albümün salı günkü ilk konserini izlediler, yanımızdaydılar.
D. Petek: Hepsi beni sever. Beş yıldır tanışıyoruz. Ben zaten Moğollar konserlerinin demirbaşıydım. Hepsinin desteği arkamda. Benim kadar seviniyorlar.
C. Berkay: Araya nifak girmez (gülüyor).

- 'Cahit Baba' başka babalarla iş yapsa -mesela 'Erkin Baba' ile- güzel olmaz mı?
C. Berkay: Muhteşem olur. Erkin Koray çok sevdiğim bir müzisyen. Bak işte, Türkiye nereden nereye geldi... Bugün Erkin Koray'ın ciddi bir kitlesi var. Bizim de var. Al bunları harmanla! Sponsorlar uydur kaydır şeylere milyon doları bağlıyorlar. Gazoz kapağına Erkin'in fotoğrafını bas işte (gülüyor)...

- Basmıyorlar mı?
Yok yahu. Mesela yıllar önce bana bir blucin reklamı için teklif geldi. 15-20 sene oluyor ama. Ben de kendimi bildim bileli giyiyorum. Teklif yaptılar, 'Tamam' dedik... Sonra biri 'Adam yaşlı' demiş... Vazgeçtiler! Asıl aradığınız adam benim işte ulan, yıllardır giyiyorum işte (gülüyor)!
D. Petek: İlk defa duyuyorum...
C. Berkay: Kızmıştım vallahi (gülüyor).

- Peki, yılların tecrübesi ve anıları bir kitaba dökülse güzel olmaz mı?
C. Berkay: Yazamam.

- Siz yazmayın, birine yazdırın mesela...
C. Berkay: Öyle bir proje vardı aslında. Cumhur Canbazoğlu'yla o işe giriştik fakat annesi hastalanınca Ayvalık'a taşındı. Ama proje hala olabilir. Bu yaşadıklarımızı mezara götürmek istemiyorum. Acısıyla tatlısıyla yaşanmış çok şey var. Sen öyle çatık kaşlı ciddi gibi göründüğüme bakma, komik şeyler de oldu hayatımızda.



POLİTİK OLMASA DA SOSYAL MESAJLI ŞARKILAR
- Müzik piyasasının pop egemen hali nasıl sizce?
C. Berkay: Hiçbir zaman, bir parça yapayım da milyon satayım diye düşünmedim... Saygısızlıktır bu. Aptal mıyım ben? Adamın biri 'Oturdum mu, sabaha kadar bir albüm yaparım' diyor.

- Kim o adam?
Boş ver. Onun gibi yüz tane yaparım. Bu müziğe saygısızlık. Kafiye tutsun hesabı şarkı yapılmaz. Müzikal kurgu lazım. Birbirinin benzeri binlerce şarkı doldu. 'Kulağımdan öp beni, gıdıklanayım' diye şarkı duydum yahu (gülüyor). Ülkeden Nazım Hikmet'ler, hatta Necip Fazıl'lar geçmiş. Türkçe'yi kullanmışlar. Hiç mi nasip almıyorsun yahu? Şarkılar bu kadar kötü sözlere mi müstahak?
Not: Cahit abiye ısrar edip o adamın adını öğrendim ama söylemem...

- Bu albümünüz aşk üzerine...
D. Petek: Sıfır politika.
C. Berkay: Yine var aslında. Politika denmez belki ama toplumsal mesaj var. 'Filmlerden Tanır Aşkı' parçasını küçük yaşta evlendirilen kızlar için yazdık. Ufacık yaşta, dünyadan haberleri yokken evlendiriyor; daha aşkı sevgiyi bilemeden bir yaşamın içine sokuyorlar. Gençlerimizin, töre falan diye bir takım kavramlarla bulandırılarak dipsiz bir kuyuya sürülmelerini anlattık. Bir uyanış var zaten ama bizim de katkımız olsun.
Sonra 'Ben Bir Roman Kızıyım' var. Nereden çıktı dersen... Romanların televizyonda falan başbakanın da çabalarıyla gündeme geldiği bir dönemdi. Aklıma geldi; düğün dernek oldu mu çağırıyorsun. Yıkıyorlar ortalığı, oynuyor oynatıyorlar. Düğün dernek bitiyor, tekrar ikinci sınıf vatandaş oluyorlar.
D. Petek: Toplumsal statü onları buna zorlamış.

- Cahit abi, Uğur Mumcu ve 'Sivas katliamı' için şarkı yapmıştınız. İkisi de zaman aşımına uğradı...
C. Berkay: Onu bu aşıma uğratanlar düşünsün. Vicdanları rahatsa, içleri kaldırıyorsa düşünsüler bir. Benim içim kaldırmıyor. O yüzden de o şarkıları her zaman söyleyeceğim.

- Çok teşekkür ederim her ikinize de.
Cahit Berkay: Ne demek, mennum oldum.
Derya Petek: Ben de çok memnun oldum.
Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

0 yorum: