
Bir süre önce, yanlış hatırlamıyorsam tumblr bloglarının birinde görmüştüm Lagerfeld'in kitaplığını. "Vay" filan çekmiştim. Hani "o alemlerden" biri okuyor, ve de çok okuyor, kitaplık kurup özenecek kadar filan.
Sonra geçenlerde, büyük gazetelerimizin birinin magazin ekinde vardı. İşte "kitap kurdu Karl Lagerfeld" filan. Haber çok büyük değil, artık demeç(ler)inden kesip koymuşlar söylediklerini. "Okumayı çok severim, öf, manyak gibi" lerin ardından "aldığım her kitabı da okurum" gibi bir cümle geliyor...
Bir kere, bu denli büyük kitaplık (ya da "kütüphane", kişiye göre değişiyor hangisinin kullanılacağı) sahibi olan kişilerin, sahip oldukları her kitabı okumadıklarını, okuyamayacaklarını her bibliyofil bilir. Hani bunu duyunca, istihza ile karşılık verirsiniz.
İkincisi: kendisinin ne kadar meşgul olduğunu az-çok tahmin edebiliriz. İş zaten, bir yandan davetler, özel hayat filan da. Bu hengamede kendisinin okumaya cidden ne kadar zaman ayırabildiği de bir soru işareti. İnsan şüpheye düşüyor. Yakın çevresinden olmadıkça bu soruya cevap bulmak zor. Sonuçta bu kadar kitabı alıp, harika bir kütüphane yapıp, pek okumamak da kendisine koymaz. Dünyaları kazanan bir adam var karşımızda.

Yorumlar