Şair


Şairin Romanı'nın çıkışını herhangi ekstra bir heves ya da beklentiyle karşılamamıştım: Şimdiye kadar hiç Mungan okumadım. Kitabın "şöyle iyi", "böyle harika" olduğuna dair yorumlar vardı, fakat bunları önceki Mungan kitaplarından da hatırlıyordum. Değişen ne olabilirdi? O günlerde denk geldiğim/okuduğum bazı yorumlar, kitabın cidden, bayağı iyi olduğunu söylüyordu. "Dur bakalım" diyordum. Aradan geçen zaman içerisinde yakın bir arkadaşımın yorumu/önerisi, etraftan okunanlar ve bir röportaj, kararımı kesinleştirmeye yetti. İlk defa okunacak bir yazar için beklenti çok büyük. Bu iyi bir şey değil. Geçenlerde son yıllarda en çok takdir edilen Türk yazarlardan birini de ilk kez okudum ve sonuç benim açımdan büyük hayal kırıklığı oldu -isim verip başkalarını da etkilemek istemiyorum açıkçası. O yüzden, acaba ilk önce başka bir kitabını mı okusam Mungan'ın? İş işten geçti gibi görünüyor.

Bu postu yazmaya girişmemin bir sebebi, yukarıdaki haliyle, nasıl olup da bu kitaba "bulaştığım"; bir diğeri de görsel bir konu. Malum, Olasılıksız'ın korkunç başarısının ardından, benzer türdeki kitaplar hep aynı tasarım stilinde (ve siyah-beyaz kapaklarla) basıldı. Ki araştırılabilse, sırf bu yüzden, hiç olmayacak kitapların kapakları sayesinde, normalden 2-3 kat fazla sattığı ortaya çıkarılabilir. Ve maalesef, Şairin Romanı'nda da "Olasılıksızvari" bir kapak görüyoruz. Böyle siluetler falan. Bir açıdan yakışmamış. Kabul, belki çok çok az kişi bu açıdan bakıp da olumsuz bir düşünceye kapılabilir. Ama yine de bu tarz kapak tasarımı hala kafalarda tazeyken, keşke daha farklı bir tasarım seçilip, daha orijinal bir görüntü sunulsaymış.




Tabii ben nasıl bu kitaba bir şekilde yaklaştıysam, şu fotoğrafı görüp arkasını döndüğü gibi kaçacaklar da vardır. Yapacak bir şey yok.
Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

0 yorum: