60


(...) Zamanında bırakmış. "Zamanında bırakmış", biraz önceki muhabbete gönderme yaparsak şimdi... Aslında Joe Strummer gibi yapacaksın, "tamam artık, bize gerek yok" diyeceksin. Clash'i ben herkes gibi Levi's reklamıyla tanıdım. Hata çalardık da.

Sen zamanında bırakmayı düşünüyor musun?

Bırakamayabilirim. kendimde hiç hoş olmayan şeyler keşfetmeye başladım. Yıllarca öyle bir açgözlülük birikmiş ki! Hiçbir şeye vakit bulamıyorum. Hakikaten çalışkan bir herifim ben. Hoşuma gitmeyen özelliğimse, bana ne derlerse yapıyorum. "Filmde oynar mısın?" dediler, öyle bir açmışım ki, önce "hayır" dedim, ama sonra "istemem, yan cebime koy" oldu. Film müzikleri diyorlar, hemen "tabii, yaparım" diye atlıyorum. "Köşe yazar mısın" diyorlar, "yazarım" diyorum. Sonra vaktim olmuyor, son yirmi dakikada yazıp yetiştiriyorum. Ertesi gün okuduğumda, "ulan bu çok daha güzel yazılabilirdi" diyorum... 60 yaşında ben de bırakmayabilirim."

Roll 39, sayfa 36, yıl 2000.  Bu müziği bırakma-yeniden dönme olaylarından sonra okuyunca pek bir anlamlı geliyor.

Google Plus'ta paylaş
    Yorumlar

0 yorum: